Köşekadıları ve Çoksesli Koro Üzerine 1
Sanırım günde 3 ilâ 6 saatim gazeteleri incelemek, bakış açılarını karşılaştırmakla geçiyor. Tabi bir yandan da habire eşimin kolunu çekiştirip yorum yapmakla. Bugün yazıları ve kadıları incelerken yine hop oturup hop kalktım.Yazarların önemli bir kısmı, medyadan aldıkları gücü baskı aracına dönüştürmekte hiçbir beis görmüyorlar anlaşılan. Memleket meseleleri ile dertlenen, anlama gayret ve emegi içinde olan kişilerin sayısı çok çok fazla değil. Bu, kimse için yeni bir yorum olmasa gerek.
Fakat bir de benim yeni yeni aymaya başladığım bir tarz var. Çok “anlama gayreti içinde” görünen, çok çok dertli havalarında başlanmış yazılar, dönüp dolaşıp birilerini iğneleyen araçlara dönüşüyor. Dün Radikal’de Haluk Şahin’in yazısını okurken yine gerim gerim gerildim. Tarzındaki o git-gelli, o iyi niyet çerçeveli, dürüstlük kokusunu binbir uğraşıma rağmen alamadığım bir yazı. Siz dönüp bakarken, ben yorumlarımı paylaşayım:
- Başlık, bir tek isme odaklanmamış havası vermemek için özel olarak tasarlanmıştır –bir kişiye yüklenme nezaketsizliğine düşülmez. O yüzden birden fazla örnek verilse daha şık olur. Zira mesaj uyutulması mümkün okuyucuya dolaylı yolda verilsindir. Saldırgan üslup sevmeyenlerin sevgisi önemlidir. Saldırganlık gizlenesidir. Hâsılı, başlıkta birden fazla –ozel- isim vardır. Fakat sadece dikkatlerin yöneltilmesi hedefenen ismin bizzat kendisi konus, diğer isim sadece işe referans verir –kişiye değil.
- Hemen saldırmak yakışık almayacağından, racona ters olduğundan, nazik beyefendi kisvesine ters düşeceğinden (manipülasyon beyefendiliğe ters düşmez zira) önce çizerlik üzerine kalem oynatılır.
- Sonra yavaş yavaş konuya gelinir. ‘Press Bey’ başlığa süs olsun diye konmuşsa da, okuyucu o kadar aptal olmadığından birazcık ona da değinilir. Anafikirle alakasız olması çok sorun değil, sadede birazdan gelinecek zaten.
- Yıpratılmak istenen şahıs eleştirilir. Ama eleştirinin çok sofistike olması gerekmez. Mesaj net verilsin yeter: “Seni iktidar yanlısı propagandacı karikatürist seniiii”.
Son vuruş ihmal edilmez. Salon erkeği çizgisine geri dönmek icap eder. Ama salon erkeği/kadını raconu icabı çoook dolaylı dolambaçlı bir vurgu yapılır: “AKP milletvekili eşi de eminiz eleştiriyordur”. Öyle ya, ne şiş yansın ne kebap. Yarın öbür gün karşılaşılabilir. Aleni bir şekilde: “Karısı da zaten iktidardakilerin uşağı” dese yarın bir davette karşılaştıklarında ne der?
Şahika’yla aralarındaki 7 farkı bulun:
Diğer köşekadıları da sonraya kalsın. Bu teknikler üzerine söyleyecek çok sözüm birikti..


0 Siz ne düşünüyorsunuz?:
Yorum Gönder